23 12 2013

Kahrolsun Bağzı Şeyler

Kahrolsun Bağzı Şeyler |  görsel 1

...Kaynak : vintage.blogcu.com Devamı

10 12 2013

Otohipnoz nedir, nasıl yapılır? Otohipnoz, insanın kendi kendisini hipnoza sokmasıdır. Burada ciddi bir tedavi süreci yoktur. Daha ziyade insanın gevşeyerek rahatlaması, dinlenmesi için tavsiye edilen bir uygulamadır. Bu her insanın yapabileceği bir alışkanlıktır. Belki insan ilk uygulamalarda başarılı olamayabilir. İnatla uygulamaya devam etmeli ve bu telkinler belirli bir disiplin doğrultusunda tekrarlanmalıdır. Otohipnozun standardı yoktur. Her insan kendisine uygun bir yöntem geliştirebilir. Burada yaşanan durum insanın kendi kendisini transa sokmasıdır. Transa binlerce farklı çeşit uygulamayla girmek mümkündür. Otohipnoz aslında olabildiğince basit ve hızlı bir yöntem olmasına rağmen yavaş yavaş öğrenilmesi ve deneyimlendikten sonra istenilen her yerde kolayca uygulanabilir olması onu birçok uygulamaya göre avantajlı kılar. Örnek bir otohipnoz Uygun, rahat olan her mekânda ve saatte yapılabilir. İnsan bu uygulama sırasında kısa süre içinde belirgin bir dinlenme yaşar. Örneğin öğlen saatlerinde çalışmaya mola verildiğinde yapılması akşama kadar geçecek sürede insanın çok daha verimli bir şekilde çalışmasını sağlayacak, iş performansında ve başarısında belirgin bir iyileşme meydana getirecektir. Kendiniz yapın! Sessiz, sakin; kimsenin sizi rahatsız edemeyeceği bir ortamda bulunun. Bu bir tür meditasyon olarak da rahatlıkla kullanılabilir. Meditasyonla veya hipnozla oluşan trans durumu farklı değildir. Sırt üstü yatabilir veya dik bir şekilde oturma pozisyonunda bulunabilirsiniz. Sağ elden başlanılır ve en az üç-beş defa "sağ elim ılık" denilir. Bu telkin esnasında zihin sağ elde yoğunlaştırılarak sağ el düşünülür. Sonra "sol elim ılık" daha sonra "her iki elim de ılık" üç-beş defa tekrarlanılır. Her tekrarda zihin te... Devamı

10 12 2013

" BİR PİRİNÇ TANESİ"   Ben beş yaşında idim. Babaannem rahmetli pirinç ayıklıyordu. Bir tane yere düştü. Babaannem eğildi aramaya başladı. Sağa bakıyor sola bakıyor bulmaya çalışıyor.... Çocukluk işte  'aman babaanne' dedim. 'Bir pirinç tanesi için bu kadar caba harcamaya yorulmaya değer mi?'  Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı öfkeyle doğruldu. 'Sen oturduğun yerden ahkâm kesiyorsun ' dedi. 'Hiç pirinç üretilirken gördün mü? İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar. Bir pirinç tanesinde kaç insanin göz nuru alın teri emeği çilesi var biliyor musun?' Utancımdan kıpkırmızı olmuştum.  Aradan yıllar geçti. Hukuk Fakültesinde öğrenciyim. Alain'in proposlarini okuyorum. Birden irkildim. Babaannemi hatırladım. Alain bir insan yerde bir iğne görüp de eğilip almazsa bütün uygarlığa karşı ihanet etmiş olur diyordu. İlave ediyordu. Bir iğnenin üretiminde binlerce insanın alın teri göz nuru el emeği vardır diyordu. On dokuz yıl evveldi. Stockholm'e gitmiştim. Bir otele indim. Geceydi. Sabahleyin traş olmak için lavaboya gittiğimde aynanın yanında ilginç bir not gördüm. Lütfen diyordu traştan sonra jiletinizi çöpe atmayın. Yanda bir kutu varoraya bırakın.Bir tek jiletle dahi olsa İsveç çelik sanayisine yardımcı olun. Doğrusu hayretler içinde kaldım. Çocukluğumdan beri çelik eşya denince akla İsveç çeliği gelir. Birçok eşya üzerinde 'İsveç çeliğinden yapılmıştır' diye yazardı. İşte o ülke kullanılmış bir tek ufacık jiletin bile çöpe gitmesini istemiyor ona sahip çıkıyorgelen turistlere rica yollu uyarıda bulunuyordu.  ... Devamı

10 12 2013

Fotoğraf

Fotoğraf |  görsel 1

Devamı